Ana Sayfa arrow Diğer Nakiller arrow Kıymetsiz Yazılar Kitâbın'dan 4
Kıymetsiz Yazılar Kitâbın'dan 4 PDF Yazdır E-posta

• Resûllerin mikdârı yüzyirmidörtbin [den ziyâde] dir. 1/167. [Müjdeci Mektûblar: 218.]
• Resûller, herhangi bir dinde harâm olan fi’li irtikâb etmez. [İşi işlemezler.] 3/21. [Se’âdet-i Ebediyye: 70.]
• Sârıkların [hırsızların] büyüğü, nemâzından çalandır. Ya’nî nemâzın rükû’ ve sücûdunu temâm eylemiyendir. Hadîs-i şerîf. 3/40. [Se’âdet-i Ebediyye: 778.]
• “Secde, Hudâdan gayriye câiz olsaydı, zevcine secdeyi, zevceye emr ederdim.” Hadîs-i şerîf. 2/92. [Se’âdet-i Ebediyye: 749.]
• Subbet aleyye, mesâibü lev ennehâ.
Subbet alel eyyâmi sırna leyâlehâ.
(Üzerime yağan musîbetler bellidir herkesce,
Eğer gündüzlere yağsalardı, hepsi olurdu gece.)
Âişe-i Sıddîka “radıyallahü anhâ”, Resûlullahın “sallallahü aleyhi vesellem” vefâtlarında buyurmuşlardır. 1/195. [Müjdeci Mektûblar: 250.]
• Savm [oruc], Cehennem ateşinden siperdir. “Hadîs-i şerîf.” 3/16. [Se’âdet-i Ebediyye: 102.]
• Âişe-i Sıddîka âlime ve müctehîde idi. Eshâb-ı kirâm, müşkilâtda ona mürâce’at ederlerdi. 2/67. [Se’âdet-i Ebediyye: 54.]
• Âişe-i Sıddîka, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” vefât edinceye kadar, makbûleleri ve sevgilileri idi. Onun evinde ve kucağında vefât edip ve orada defn edildi. 2/36. [Eshâb-ı Kirâm: 221.]
• Âişe-i Sıddîka, ilm ve ictihâdda Fâtımadan ve Fâtıma zühd ve dünyâdan kesilmekde, ondan dahâ ileridedir. 2/67. [Se’âdet-i Ebediyye: 54.]
• Âişe-i Sıddîkanın fazîleti. 2/67. [Se’âdet-i Ebediyye: 54.]
• “Abbâs bendendir, ben Abbâsdanım.” Hadîs-i şerîf. 2/36. [Eshâb-ı Kirâm: 221.]
• Allahü teâlânın bir kulundan yüz çevirdiğinin alâmeti [sevmediğinin alâmeti], onun mâlâya’nî ile meşgûl olmasıdır. “Hadîs-i şerîf”. 2/60. [Se’âdet-i Ebediyye: 480.]
• “Ümmetimin âlimleri, isrâil oğullarının Peygamberleri gibidir” şerefi ile müşerref olan, râsih ilmli âlimlerdir. 2/13. [Se’âdet-i Ebediyye: 754.]
• “Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir” hadîs-i şerîfindeki ilm, islâm bilgileridir ki, zâhiri ve hakîkati vardır. 2/18.
• “Ulemânın mürekkebi şehîdlerin kanından dahâ ağırdır.” Hadîs-i şerîf. 3/46. [Se’âdet-i Ebediyye: 400.]
• Alîye “radıyallahü anh” Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Sen, Îsâya “aleyhisselâm” benzemekdesin. Ona yehûdîler o derece düşmanlık etdiler ki, annesi Meryeme iftirâ etdiler.” 2/32. [Se’âdet-i Ebediyye: 427.]
• Ömer “radıyallahü anh” hakkında Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”: “Benden sonra Peygamberlik bitmese idi, Ömer Peygamber olurdu,” buyurdu. 1/251. [Müjdeci Mektûblar: 346.]
• “Fitne uykudadır. Allahü teâlâ, fitneyi uyandırana la’net etsin.” Hadîs-i şerîf. 1/288. [Müjdeci Mektûblar: 514.]
• “İki kelime vardır. Söylemesi çok kolaydır. Terâzîde çok ağır gelirler. Allahü teâlâ, bu iki kelimeyi çok sever. Sübhânallahi ve bi hamdihi, sübhânallahil’azîm.” Hadîs-i şerîf. 1/308. [Müjdeci Mektûblar: 584.]
• Kelime-i tenzîhi, “Sübhânallahi ve bi hamdihî”yi her gün yüz def’a okumalı. “Hadîs-i şerîf.” 3/16. [Se’âdet-i Ebediyye: 102.]
• Kelime-i tevhîd, terâzinin bir kefesine, gökler ve yer diğer kefesine konsa, bu kelimenin kefesi, diğer kefeden ağır olur. “Hadîs-i şerîf.” 2/9 [Se’âdet-i Ebediyye: 372.], 2/37 [Se’âdet-i Ebediyye: 910.]
• Ba’zı oruc tutanlar vardır ki, onun orucdan eline geçen, açlık ve susuzlukdur. “Hadîs-i şerîf.” 2/53. [Se’âdet-i Ebediyye: 425.]
• “Kadın elbisesi giyen erkeğe ve erkek elbisesi giyen kadına la’net olsun.” Hadîs-i şerîf. 1/313. [Müjdeci Mektûblar: 596.]
• “Bir kimseye deli denilmedikce, îmânı temâm olmaz. 1/213. [Müjdeci Mektûblar: 278.]
• “Sen olmasaydın, sen olmasaydın, gökleri yaratmazdım” hadîs-i kudsîsi, Hâtem-ür-Rüsül “sallallahü aleyhi ve sellem”in şânında vâki’ olmuşdur ki, hûb [sevgi] olmasaydı, yaratılış açığa çıkmaz ve âlem devâmlı yoklukda kalırdı. 3/121.
• “Allahü teâlâ ile öyle vaktlerim olur ki, o anda hiçbir melek ve hiçbir Peygamber bana yaklaşamaz [aramıza giremez]” hadîs-i şerîfindeki nâdir vakt nemâzdır. 1/293. [Müjdeci Mektûblar: 547.]
• Muhyiddîn-i Arabîye göre şeytân, Medîne-i münevverede medfûn olan o Server-i âlemin “sallallahü aleyhi ve sellem” kendi, hakîkî şekline giremez. Başka sûretlerde de Resûlullah olarak görünemez diyenleri kabûl etmiyor. [Hakîkî sûretini uykuda teşhis zordur]. 1/273. [Müjdeci Mektûblar: 461.]
• “El-mer’ü me’a men ehabbe” [Kişi sevdiği ile berâber olur] hadîs-i şerîfi, hicrân ateşi ile yananlara tesellî vermekdedir. 2/99. [Se’âdet-i Ebediyye: 515.]
• Mu’âviye “radıyallahü anh” hakkında Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” hayrlı düâ etmişdir. 1/251. [Müjdeci Mektûblar: 346.]
• Mi’râcda, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” imkân dâiresinden çıkarak, ezeli ve ebedi bir ânda gördü. 1/283. [Müjdeci Mektûblar: 480.]
• Bir kimse bir günâh işler, sonra pişmân olursa, bu pişmânlığı, günâhına keffâret olur. Ya’nî afvına sebeb olur. Hadîs-i şerîf. 2/66. [Se’âdet-i Ebediyye: 98.]
• Men arefe nefsehu, fekad arefe rabbehû hadîs-i şerîfinin ma’nâsı [Kendini tanıyan, Rabbini tanır]. Bir kimse kendi hakîkatini, şerirlik [kötülük]ler ve zıdlık ile berâber bilip, her hayr ve kemâli, Allahü teâlâdan gelmiş [Ona âid] bilince, çâresiz, Allahü teâlâyı hayr ve kemâli ile bilmiş olur. 3/65.
• Men yüti’irrasûle fekad eta’allahe. [Kim Resûline itâ’at ederse, Allahü teâlâya itâ’at eder.] Nisâ Sûresi 80. âyet-i kerîmesinin izâhı (....).
• Saçını, sakalını müslimân olarak ağartan afv olunur. “Hadîs-i şerîf.” 1/88. [Müjdeci Mektûblar: 130.]
• Men senne sünneten haseneten felehu ecrühâ ve ecrü men amilebihâ. [Bir kimse, islâmda sünnet-i hasene meydâna çıkarırsa, bunun sevâbına ve bunu yapanların sevâbına kavuşur.] “Hadîs-i şerîf” 2/57.
• Zengine zenginliği için alçaklık gösterenin dîninin üçde ikisi gider. “Hadîs-i şerîf.” 1/138. [Müjdeci Mektûblar: 184.]
• Eshâb-ı kirâma dil uzatanlara, onları söğenlere Allahın, meleklerin ve insanların la’neti olsun. “Hadîs-i şerîf” 1/251. [Müjdeci Mektûblar: 346.]
• Mûsâ aleyhisselâm, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” zemânında olsaydı, Ona uymakdan gayri başka şey yapmazdı. 1/249. [Müjdeci Mektûblar: 344.]
• Mehdînin babasının ismi Abdüllahdır ve Eshâb-ı Kehf arkadaşı olacakdır. “Hadîs-i şerîf.” 2/68. [Se’âdet-i Ebediyye: 398.]
• Günlerin uğursuzluğu, Âlemlere rahmet olanın gelmesi ile bitmişdir. 1/256. [Müjdeci Mektûblar: 358.]
• Nemâzda, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” safları düzeltir, ondan sonra nemâza dururlardı ve “safları düzeltmek, nemâz kılmanın bir parçasıdır” buyururlardı. 2/64.
 

 
< Önceki   Sonraki >