Ana Sayfa arrow Diğer Nakiller arrow Kıymetsiz Yazılar Kitâbın'dan 2
Kıymetsiz Yazılar Kitâbın'dan 2 PDF Yazdır E-posta

• Ümmet-i İbrâhîmin dîninin ve milletinin efdal olması, Resûlullah sallallahü aleyhi ve selleme onun milletine uymak emr olunmasından dolayıdır. 1/251. [Müjdeci Mektûblar: 346.]
• Ehl-i kitâb, Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” Peygamber olduğunu anlarlar. Fekat, inadları yüzünden inanmazlardı. 3/90
• Ehl-i Bedr, mutlaka magfûrdur (kurtulmuşdur). 3/23
• Ettâibü minezzenbi kemen lâ zenbe lehü. (Günâhlardan tevbe eden, günâhsız kimse gibidir). Bu hadîs-i şerîf, günâhkârlara müjdedir. 2/19. [Se’âdet-i Ebediyye: 68.]
•    “Tesbîh, tehlîl ve tahmîd ile Cennetde ağaç dikiniz.” Hadîs-i şerîf. 3/99
•    “Ceddi dû îmâne küm bi kavli lâ ilâhe illallahü” hadîs-i şerîfi. “Îmânınızı Lâ ilâhe illallah diyerek tâzeleyiniz!” 1/78. [Müjdeci Mektûblar: 113.]
•    “Cinden herkesin bir karîni [yakını, arkadaşı] vardır. “Hadîs-i şerîf” 3/32
•    “Cennete ümmet-i hayrilbeşerden yetmişbin kimse hesâbsız dâhil olsa gerekdir.” Hadîs-i şerîf. 3/20
•    “Hubb-i dünyâ re’sü külli hatî’etin” [Dünyâ sevgisi bütün kötülüklerin başıdır.] Hadîs-i şerîf. 1/232 [Müjdeci Mektûblar: 314.]
•    “Hac eylemek, geçmiş günâhlara keffâretdir.” Hadîs-i şerîf. 3/16 [Se’âdet-i Ebediyye: 102.]
•    Hakkul müslimi alel müslimi hamsün. Reddül selâmî ve iyâdetülmerîdi ve ittibâ’ul cenâizi ve icâbet-ü da’veti ve teşmît-ül âtıs-ı. [Müslimânın müslimân üzerinde beş hakkı vardır: Selâmına cevâb vermek, hastasını dolaşmak, cenâzesinde bulunmak, da’vetine gitmek ve aksırdığı zemân elhamdülillah deyince, yerhamükallah demek]. Hadîs-i şerîf. 1/256 [Müjdeci Mektûblar: 397.]
•    El-halku ıyalullah ehabb-ü halkın ilallahi men ahsene ilâ iyâlihi. [İnsanlar Allahü teâlânın i’yâlidir. Allahü teâlâya en sevimli olan, Onun i’yâline iyilik edendir.] Hadîs-i şerîf. 2/90
•    Hıyârüküm fil-câhiliyyet-i hıyârüküm fil islâmı izâ fekahe. [Câhillikde en ileride olanınız, islâm âlimi olunca, en ileriniz olur.] Hadîs-i şerîf. 1/260 [Müjdeci Mektûblar: 369.]
• Düâ kazâyı red eder [engeller] ki, Lâ yerüddül kazâ illed-düâ [Kazâ, ancak düâ ile geri çevrilir,] Hadîs-i şerîfdir. 3/46 [Se’âdet-i Ebediyye: 400.]
• Ed-dünyâ mel’ûnetün “Dünyâ mel’ûndur”. Hadîs-i şerîf. 3/99
• Dünyânın [memleketlerin] temâmına dört kimse mâlik oldular. İkisi mü’min, ikisi kâfir. Zülkarneyn ve Süleymân “aleyhimesselâm”, Nemrûd ve Buhtunnasar. Beşincisi Mehdîdir “aleyhirrahme”. Hadîs-i şerîf. 2/67 [Se’âdet-i Ebediyye: 54.]
• Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, sarığının ucunu, beynelketfeyn irsâl buyururlardı [arkaya sarkıtırdı]. (İki kürek arasına sarkıtmak sünnetdir.) 1/186 [Müjdeci Mektûblar: 238.]
• Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir yehûdî evinden yemek yidi. Ve bir müşrikin kabı ile tahâretlenmişdir. 3/21 [Se’âdet-i Ebediyye: 70.]
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” Ahmed ismi semâ ehli yanında meşhûrdur. 3/95
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” hüsni ve cemâli, hüsn ve cemâl-i Hak teâlâya müsteniddir [seneddir]. 3/99
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” uykusu abdestini bozmazdı. Çünki, Nebî çoban gibidir. Kendi ümmetini muhâfazada gaflet, Onun, Peygamberlik makâmına uygun değildir. 1/99 [Müjdeci Mektûblar: 144.]
Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” riyâzet çekmesi, ni’metlere şükr için idi. Vâsıl olmak için değildi. 1/302 [Müjdeci Mektûblar: 569.]
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem”, her sözü vahy ile değil idi. 2/96 [Se’âdet-i Ebediyye: 505.]
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” maraz-ı mevtinde [ölüm hastalığında] kâğıd talebi hakkında..... 2/96 [Se’âdet-i Ebediyye: 505.]
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” sehv ve nisyan etmesi [unutma ve yanılması] câiz ve vâki’dir. Lâkin, hatâ üzere kararda olmak [devâm etmek] câiz değildir. 2/96 [Se’âdet-i Ebediyye: 505.]
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” mebde-i te’ayyünü, ilm şânıdır. 1/294 [Müjdeci Mektûblar: 551.]
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” mebde-i te’ayyünü, te’ayyün-i vücûdînin merkezi ki, eşref-i a’zâsıdır. 3/113
• Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” hakîkati, sıfât-i izâfiyedendir. Ve menşe-i zuhûr-i Kur’ânî, sıfât-i hakîkıyedendir. Bu sebebden Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”e hâdisdir derler, Kur’âna kadîmdir denir. 3/99
 

 
< Önceki   Sonraki >