Ana Sayfa arrow Eshâb-ı Kirâm arrow Diğer Vasıyyetleri 3
Diğer Vasıyyetleri 3 PDF Yazdır E-posta

ImageYâ Alî! Çok uyumak gönlü öldürür. Pişmânlığı, unutkanlığı artdırır. Çok gülmek gönlü [kalbi] öldürür. Vakârı giderir. Çok günâh işlemek kalbi, gönlü siyâhlaşdırır. Pişmânlık verir.

 Yâ Alî! Her kim dünyâyı ihtiyâcı kadar taleb ederse, Sırat üzerinden şimşek gibi geçer. Allahü teâlâ ve tekaddes ondan râzı olur. Her kim dünyâyı isteyip ve harâmlardan çok mal toplarsa, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine mülâki olduğunda, Allahü teâlâ hazretlerini gadablı bulur.

Yâ Alî! Her kim bir müslimâna, temiz düşünce ve hulûs-i kalb ile yiyecek verirse, Allahü teâlâ o kimseye bin hasene [sevâb] verir, bin günâhını afv eder.

Yâ Alî! Mazlûmun inkisârından [kalbinin kırılmasından] sakın ki, Allahü teâlâ onun beddüâsını, kâfir de olsa kabûl eder.

Yâ Alî! Borcu az et, râhat olursun. Borç din harâblığıdır. Gündüz zelîl, hakîrdir. Gece gam ve gussalıdır.

Yâ Alî! Her kim Cum’a gecesi Sûre-i Bekarayı okur ise, o kimse yedinci gökden, yedinci yere kadar pürnûr olur. Her kim sûre-i Duhânı okur ise, işlediği ve işliyeceği günâhları afv eder. Yâ Alî! Her kim Vessemâ’i vet Târik sûresini yatdığı vaktde okur ise, Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri ona, gökde olan yıldızlar adedince hasene [sevâb] verir.

Yâ Alî! Uyumak istediğin zemân istigfâr söyle. (Sübhânallahi velhamdülillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm.) oku ve (Kul hüvallahü ehad) sûresini çok oku ki, o Kur’ân-ı azîmin ışığıdır. Senin üzerine okumak vazîfe olsun Âyet-el kürsîyi ki, bir harfinde bin bereket ve bin rahmet vardır. Her kim Sûre-i Mülkü yatacağı vakt okuyup, (Allahümme a’sımnî bil islâmi kâimen ve a’sımnî bil islâmi, râkıden ve lâ tüşemmitnî adüvven ve lâ hâsiden, Allahümme innî e’ûzü bike min şerri nefsî ve min şerri külli dâbbetin ente âhızün binâsiyetiha ve es’elüke minel hayri küllihî.) der ise, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri cin ve ins şerrinden ve her yaratılmışın şerrinden onu muhâfaza eder. Yâ Alî! Sûre-i Haşrı oku. Dünyâ ve âhıret şerrinden muhâfaza eder.

Yâ Alî! Zeytin yağını yi ve kendini onunla yağla. Sana bir üzüntü erişir ise, (Sübhâneke rabbî lâ ilâhe illâ ente aleyke tevekkeltü ve ente rabbül arşil azîm) oku. O düâyı oku ki, Cebrâîl aleyhisselâm bana ta’lîm etmişdir: (Allahümme innî es’elüke afve vel âfiyete fiddîni veddünyâ vel âhırete).

Yâ Alî! Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerini, gam ve gussa vaktinde zikr et ve (Yâ hayyü yâ kayyümü yâ lâ ilâhe illâ ente rahmetike estegîsü fağfirli ve eslihlî şe’nî ve ferric hemmî) söyle.

Yâ Alî! Yemeğe tuz ile başla. Sonunda da tuz ile bitir. Tuz, ölüm hâric, yetmiş derde devâdır. Yemeklere çörek otu koy. O da ölüm hâric her derde devâdır.

Yâ Alî! Yeni ayı görünce tehlîl ve tekbîr getir ve (Lâ ilâhe illallahü vallahü ekber ve a’zîm ve ekdar ve e’ûzü mimmâ ehâfü ve ühâzirû) oku.

Yâ Alî! Bir kimseden bir hâcet isteyeceğin zemân Âyet-el kürsî oku; sağ ayağını ileri koy. Yâ Alî! Yedi kimse benim ümmetimden Cennete girerler: 1– Tevbe eden yiğit [genç]. 2– Sadakayı gizli veren kimse. 3– Harâmı terk eden ve Duhâ nemâzını kılan kimse. 4– Malının gitmesine râzı olup, imâm ile bir vakt nemâzının gitmesine râzı olmayan kimse. 5– Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin havfından [korkusundan] gözleri yaş ile dolan kimse. 6– Ulemâ-ilhak ile oturan kimse. 7– Bir mü’mine muhabbet eden ve Allahü teâlâ için ikrâm eden kimse.

Yâ Alî! Bir kimsenin üzerinden, ülemâ meclisinde oturmadan kırk gün geçse, onun gönlü [kalbi] kararır. Büyük günâh işler. Zîrâ ilm gönlü diri tutar. İlmsiz ibâdet olmaz.

Yâ Alî! Her kimin vera’ı olmasa, günâh işlemekden men’ olmaz. Ona yerin altı yerin üzerinden iyidir. Ya’nî îmânın yeri belli olmadığından, kabrde durması dahâ iyidir.

Yâ Alî! Bir nesneyi pişirmek istersen, iyi pişir. Yediğin vakt çok çiğne. Yağmur yağarken düâ et. Kâfirler ile ceng olduğu vakt, Kur’ân-ı azîm-üş-şân kırâ’at olunduğu vakt ve farz nemâzından sonra düâ et.

Yâ Alî! Cehennemde demirden bir değirmen vardır. O, Kur’ân-ı kerîmi okudukları ve âlim oldukları hâlde mücrim olanların başını öğütür. Yâ Alî! Hak ile hükm et ki, her cevr edici hâkim için, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin huzûrunda azâbdan bir zincir olur ki, uzunluğu yetmiş arşındır. Eğer ondan bir arşınını, bir yüksek dağın başına koysalar, temâmı yanıp, kül olur.

Yâ Alî! Yakın zemânda benim ümmetimden râfizîler çıkar. Her kim benim Eshâbıma çirkin söylerse, seb’ ederse [kötüler ise] onun boynunu vur ki, bu ümmetin yehûdîsidir.

Yâ Alî! Her kim bir a’mânın elini tutarsa, Allahü teâlâ onun yüzbin günâhını afv eder. Sol elini sağ elin ile tut.

Yâ Alî! Allahü tebâreke ve teâlâ bir kimseye bir sâlihâ ve mutî’a hanım verip, onun gönlünü hoş tutması ve imâm ile nemâz kılması ve komşuları kendinden râzı olması, Allahü teâlânın ona ikrâmındandır. Yâ Alî! Melekler istigfâr ederler o kimseye ki, onun evinde bal olur, zeytin olur ve çörek otu olur. İçinde sûret [canlı resmi] olan, şerâb olan, köpek olan, ana-babaya âsî olunan ve hiç müsâfir gelmiyen eve [rahmet] melekleri hiç girmezler. Sefere veyâ cenge giderken Sûre-i Yasîni oku. On kerre innâ enzelnâ [Kadr] sûresini oku, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri düşmanların şerrinden emîn eder.

Yâ Alî! Bir zâlimden korkar isen, (Yâ ilâhe, Cebrâîle ve İsrâfîle ve Mikâîle ve Azrâîle ve yâ ilâhe İbrâhîme ve İsmâîle ve İshaka ve münzelit Tevrâti vel İncîli vez Zebûri vel Fürkân, Kün lî, câren min fülanibni Fülân, min kezâ ve kezâ) söyle. Sefer edeceğin zemân, (Yâ erda Âmentü birabbî ve rabbiki Allahüllezî lâ ilâhe illâhüvellezî halakanî ve halekaki e’ûzü billâhi min şerri ki ve min şerri mâ yedübbü aleyki. Ve min şerri külli üsûdin ve esedin. Ve min şerri vâlidin ve mâ veledin.)söyle.

Yâ Alî! Sana bir katılık erişdiği zemân, (Allahümme innî es’elüke bi hakkı Muhammedin ve âli Muhammedin illâ necîtenî) söyle.

Hazret-i Âlî “kerremallahü vecheh” dedi ki, yâ Resûlallah! Senin âlin kimdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki, her takî ve nakî [harâmlardan sakınan temiz müslimânlar] benim âlimdir. Bir köye şunu demeyince de girme: (Allahümme innî es’elüke hayreha ve hayra men bihâ ve e’ûzü bike min şerrihâ ve şerri men bihâ).

Ta’âmı üç parmağın ile yi ki, şeytân iki parmağı ile yir. Hiç kimsenin yüzüne tokat vurma. Hayvanın dahî yüzüne vurma. Rü’yânı meğer dostun da olsa, söyleme.

Yâ Alî! Benim vasıyyetimi hıfz et. Nasıl ki ben Cebrâîl aleyhisselâmdan, O Rabbül âlemînden sübhânehü ve teâlâ hıfz etdi. Yâ Alî! Sana bu vasıyyetde evvelin ve âhırin ilmini verdim. Her kim ki bunun ile amel eylerse, dünyâda ve âhıretde selâmet üzere olur.

 

 
< Önceki   Sonraki >