Ana Sayfa arrow Şiirlerle Menkîbeler arrow Hazreti Ali'nin İmana Gelmesi
Hazreti Ali'nin İmana Gelmesi PDF Yazdır E-posta

Hazreti Hatîce”yle, bir zaman “Fahr-i âlem”,

Namâz kılıyorlardı cemâat hâlinde hem.

 

Onları, bu hâliyle gördü “Hazreti Alî”.

Henüz on yaşındaydı, merak etti bu hâli.

 

Namâzın hitâmında, suâl etti: (Bu nedir?)

Buyurdu ki: (Yâ Alî, bu, Allahın dînidir.

 

O Allah ki, birdir ve eş, ortak yoktur Ona.

Seni dâvet ederim bu Allaha îmâna.)

 

Dedi ki: (Babam ile meşveret eyliyeyim.

Sonra gelip, bu bâbta size cevap vereyim.)

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, îmâna gelmez isen,

Bu sırrı, başkasına söyleme yine de sen.)

 

İki adım atınca, geldi ki hâtırına:

(Nasîhat eylemişti bu bâbta babam bana.

 

Demişti ki: “Yâ Alî, ne der ise Muhammed,

Hiç tereddüt etmeden tasdîk eyle, kabûl et.”)

 

"Şehâdet"i getirip, müslümân oldu hemen.

O oldu çocuklardan ilk önce îmân eden.

 

Resûlullah uğrunda yaptı çok fedâkârlık.

Onu, kendi nefsine tercîh etti O artık.

 

Zeyd ibni Hârise”dir dördüncü îmân eden.

Hemen tasdîk etmişti, hiç tereddüt etmeden.

 

Âzâd olmuş köleler içinde ise bu zât,

İlk îmân etmek ile şereflendi o sâat.

 

 Hazreti Osmân’ın Îmânı

 

Hazreti Ebû Bekir”, gelir gelmez îmâna,

Hemen yârânlarının koşup gitti yanına.

 

Osmân, Talha ve Zübeyr, Sa’d ve Abdurrahmân,

Hazreti Ebû Bekr’in arkadaşıydı o an.

 

Kendisi îmân edip, erince hidâyete,

İstedi ki, onlar da kavuşsun bu devlete.

 

Hazreti Osmân der ki: (Bir teyzem vardı benim.

Kâhindi, bir gün onu ziyârete gitmiştim.

 

Bana dedi: (Yâ Osmân, sana, zevce olarak,

Güzel yüzlü, zâhide bir kız nasîb olacak.

 

O hanım, senden önce görmemiştir bir erkek.

Büyük bir Peygamberin hem kızı olsa gerek.

 

Ve hattâ o Peygamber, aramızdadır şu an.

Vahiy nâzil olmuştur Ona Allah katından.)

 

Dedim ki: (Bu şehirde, bilinmiyor hiç böyle.

O hâlde sen bu sırrı az daha açık söyle.)

 

Dedi ki: (Muhammed bin Abdullah var ya hani,

O zâta Peygamberlik gelmiştir henüz yeni.)

 

Çok hayrette kalmıştım teyzemin sözlerine.

Hemen koştum acele Ebû Bekir’in evine.

 

Zîra biz, Onun ile arkadaştık o zaman.

Durumu anlatınca, bana dedi: (Yâ Osmân!

 

Sen akıllı kimsesin, teyzenin sözleri hak.

Cansız put, ilâhlığa hiç olur mu müstehak?)

 

Sonra, beni Resûl’e alıp gitti o zaman.

Resûl beni görünce, buyurdu ki: (Yâ Osmân!

 

Hak teâlâ Cennete ediyor seni dâvet.

Ben O’nun Resûlüyüm. sen de eyle icâbet.)

 

Hemen tasdîk eyledim “Allahın Resûlü”nü.

"Şehâdet"i getirip, îmân ettim o günü.

 
< Önceki   Sonraki >