Ana Sayfa arrow Şiirlerle Menkîbeler arrow Kuşlar Gölge Yapardı
Kuşlar Gölge Yapardı PDF Yazdır E-posta

Uğurlandı böylece o büyük mutlu kervan.

Ayrılıp, bir huzûrla yoluna oldu revân.

 

Meysere, “Hatîce”nin tâlimâtı üzere,

Kıymetli bir elbise giydirdi “O Server”e.

 

Çok zînetli deveye bindirip kendisini,

Aldı kendi eline, devesinin ipini.

 

Hazreti Hatîce’nin dediği gibi aynen,

Girdi tâm hizmetine o andan i'tibâren.

 

Yolcular gördüler ki, bu sefer müddetince,

O Server”in başının üstünde, gündüz gece,

 

Bir “Bulut” gölge yapar Onu tâkip ederek,

Yine, kuş sûretinde bulunur “İki Melek”.

 

Bir ara iki deve, gâyet yorulmuşlardı.

Bunun için kervandan geride kalmışlardı.

 

Onlara eli ile dokununca “O Server”,

Bir anda sür'atlenip, öne geçiverdiler.

 

Kervan, “Busrâ” denilen yere vardı nihâyet.

O manastır yanında konakladı bir müddet.

 

“Râhip Bahîra” ölmüş, yerine, ondan sonra,

Başka biri gelmişti, ismi “Râhip Nastûrâ”.

 

Bu râhip, Meysereyi çağırıp sordu bizzât,

Dedi: (Kimdir şu ağaç altında oturan zât?

 

Zîra şimdiye kadar, bu yerde hiçbir zaman,

Peygamberlerden başka olmamıştır oturan.

 

Hem de O oturunca o ağacın altında,

Kuru iken, yeşerip, yapraklandı ânında.)

 

Meysere, o râhibi tasdîk edip ve hemen,

Dedi: (O, bir zâttır ki Kureyş kabîlesinden,

 

Şerefli bir kimsedir, gâyet asîl ve emîn.

Onun gibi bir kimse görmedi rûy-i zemîn.)

 

Râhip, hayret içinde sordu ki ona tekrâr:

(Kırmızılık var mıdır gözlerinde bir miktâr?)

 

(Evet vardır) deyince, hayreti arttı daha.

Dedi: (Ben, şimdi yemîn ederim ki Allaha,

 

Bu kimse, ileride Peygamber olacaktır.

En son gelecek olan son Peygamber bu zâttır.

 

Ne olaydı, bu zâtın nübüvvet zamanına,

Yetişip, bir hizmette bulunsaydım zâtına.)

 

Busrâ’nın pazarında mal satarken “O Server”,

Yine bir yehûdîyle karşılaştı bir sefer.

 

Yehûdî, Onda olan bu güzel hasletleri,

Görüp, incelemeye başladı o Server’i.

 

Yâni âhir zamanda gelecek Peygamberin,

Evsâfını, üstünde görerek O Server'in,

 

Hâlini daha iyi anlamak gâyesiyle,

Dedi ki: (Alış veriş yaparım ben seninle.

 

Lâkin "Lât" ve "Uzzâ"ya yemîn et, inanayım.

O zaman senin ile bir ticâret yapayım.)

 

Buyurdu: (Ben onlara kat'iyyen yemîn etmem.

En çok nefret ettiğim şeylerdir o putlar hem.)

 

Yehûdî feryâd edip, seslendi ki bu sefer:

(İşte, âhir zamanda gelecek son Peygamber!

 

Bilin ki, bu, ilerde Peygamber olacaktır.

Âlemi karanlıktan, nûrlara boğacaktır.)

 
< Önceki   Sonraki >