Ana Sayfa arrow Şiirlerle Menkîbeler arrow Ebû Tâlib'i Seçti
Ebû Tâlib'i Seçti PDF Yazdır E-posta

Vaktâ ki bu hizmeti istedi “Ebû Tâlip”,

Sevindi, memnûn oldu o an Abdülmuttalip.

 

Ona dönüp dedi ki: (Doğru dersin ey oğlum!

En fazla sen lâyıksın bu işe, biliyorum.

 

Lâkin ben, Onun ile istişâre etmeden,

Aslâ karar vermedim bir işe hemen hemen.

 

Zîra Ona danışıp yaptığım her işimde,

Hep iyilik ve hayır buldum netîcesinde.

 

Bu işte de, Onunla edeyim bir meşveret.

Hanginizi isterse, tercîhim odur elbet.)

 

Sonra döndü yüzünü “Server-i kâinât”a.

Konuşurken, sedâsı titriyordu âdetâ.

 

Dedi ki: (Ey göz nûrum, ben senin hasretinle,

Âhirete yöneldim, bak yavrum beni dinle.

 

Benden sonra, sana hep hizmet etmesi için,

Amcaların içinden, hangisini istersin?)

 

Bu teklîf üzerine, o “Allahın Habîb”i,

Baktı amcalarına, parlıyordu nûr gibi.

 

Hemen “Ebû Tâlib”in teşrîf edip yanına,

Boynuna sarılarak, oturdu kucağına.

 

Bunu görüp sevindi o an Abdülmuttalip.

Dedi: (Elhamdülillah, dinle yâ Ebâ Tâlip!

 

Benim dahî kalbimin arzûsu böyle idi.

Sana ısmarlıyorum göznûrum "Muhammed"i.

 

Ana baba şefkati görmemiştir bilesin.

Hâtırını kollayıp, sakın incitmiyesin.

 

Onun babası ile, ananız bir ki elbet,

Sana müyesser oldu netîcede bu devlet.

 

Nasıl koruyor isen bizzât kendi nefsini,

Öyle korumalısın, bu “İnci tânesi”ni.

 

Eğer yetişir isen nübüvvet zamanına,

Hiç tereddüt etmeden îmân et sen de Ona.)

 

Sözlerini bitirip, sonra suâl eyledi:

(İşbu vasiyyetimi kabûl ettin mi?) dedi.

 

Dedi ki: (Kabûl ettim, hem de cân-ü gönülden.

Ona lâyık olmaya çalışırım bu günden.)

 

Sonra Abdülmuttalip, Allahın Resûlünü,

Oğlu “Ebû Tâlib”e teslim etti o günü.

 

Dedi ki: (Bundan sonra, âsândır ölüm bana.

Şimdi müsterîh oldum, gamım yok bundan yana.)

 

Öptü sonra Resûl’ün başı ile yüzünü.

Ve Onu koklıyarak, söyledi son sözünü.

 

Dedi: (Ey oğullarım, şâhid olun yakînen.

Bundan güzel bir koku koklamış değilim ben.

 

Şuna dahî hepiniz şâhid olun ki hattâ,

Bundan daha güzel yüz görmedim ben hayâtta.)

 

Allah”ı zikrederek, eyledi sonra vefât.

sekiz yaşında idi o an Fahr-i kâinât.

 

Sonra “Ebû Tâlib”in girdi himâyesine.

Çok iyi hizmet etti o dahî kendisine.

 

Kendi çocuklarından, Onu daha severdi.

Ona, büyük bir sevgi ve şefkat gösterirdi.

 

Kat'iyyen uyumazdı O yanında olmadan.

Başlamazdı yemeye, önce O başlamadan.

 
< Önceki   Sonraki >