Ana Sayfa arrow Şiirlerle Menkîbeler arrow Biraz Acele Edin
Biraz Acele Edin PDF Yazdır E-posta

Halîme hâtun” der ki: (Çok açlık çekiyordum.

Buna rağmen, Rabbime yine şükrediyordum.

 

Bir ara uyumuşum sahrâda dolaşırken.

Rüyâmda biri gelip, yanımda durdu birden.

 

Ve beni daldırarak sütten beyaz bir suya,

Dedi ki: (Ey halîme, iç bundan doyasıya.)

 

İçtim, baldan tatlıydı ve bana sordu hemen.

Dedi ki: (Ey Halîme, tanıdın mı beni sen?)

 

(Tanımadım) deyince, o dedi ki: (Ben senin,

Sıkıntıda ettiğin “Şükür”lerim, bilesin.

 

 

Ey Halîme, kalk hemen, acele Mekkeye git.

Orada çok büyük bir “Ni’met” var ki şu vakit,

 

O ni’met, biraz sonra, sana olur müyesser.

Hemen kalk ki, Mekkede seni bekler o "Cevher".

 

O, öyle bir ni’met ki, dil ile anlatılmaz.

O, öyle bir devlet ki, herkese nasîb olmaz.

 

Onun bereketiyle, râhatlarsın büsbütün.

Bollaşır Onun ile, hem de rızkın ve sütün.)

 

Uyanınca gördüm ki, bollaşmış sütüm gerçek.

Açlık ve susuzluğum eylemişler beni terk.

 

Lâkin başkalarının, zordu vaziyetleri.

"Açlık"tan ölüyordu bir bir köyün fertleri.

 

Onlar benim hâlimi o sabah gördüler hep.

Dediler: (Ey Halîme, hikmeti ne ki acep?

 

Son derece zaif ve bîtab hâlde iken dün,

Pâdişah kızlarına benzersin ama bu gün.)

 

Ben cevap vermiyordum, rüyâda çünkü bana,

Denmişti ki: (Söyleme bunu başkalarına.)

 

Sonra kabîlemizden, o gün bâzı kadınlar,

Bir bebek almak için, Mekkeye yollandılar.

 

Ben dahî zevcim “Hâris”, hem de dört çocuğumla,

Kabîleme katılıp, onlarla düştük yola.

 

Bir konup bir göçerken, aştık bir dağ ve vâdi.

O ara seslendi ki gâibden bir münâdi:

 

(Ey hâtunlar, Mekkede “Bir çocuk” var ki el’an,

kurtulur kabîleniz onunla her belâdan.

 

Hızlanın, çabuk gidin, kavuşun bu ni’mete.

Bakalım içinizden kim erer bu devlete?)

 

Bu nidâyı duyunca Benî Sa’d kadınları,

Birden sür’atlendiler, kaybettim ben onları.

 

Zîra benim merkebim, pek zaif idi hepten.

Yürümeye tâkati yok idi za’fiyetten.

 

Hâsılı düşe kalka gidiyor isek de biz,

Lâkin bizi, bir hayli geçmişti kabîlemiz.

 

Helâlim diyordu ki: (Az daha hızlanalım.

Yetişip, bir çocuk da biz almaya bakalım.

 

Zengin çocuklarını alır erken varanlar.

Bize kalır sâdece fakîr, garip olanlar.)

 

Biz arkadan gelirken, bu minvâl konuşurduk.

Pazartesi gününde, şehire vâsıl olduk.

 

Gördük ki, hakîkaten şehre önce girenler,

Zengin çocuklarından almışlar hepsi birer.

 

Peygamber Efendimiz “Yetîm” olduğu için,

Çekmemiş ilgisini aslâ hiçbir kişinin.

 
< Önceki   Sonraki >