Ana Sayfa arrow Şiirlerle Menkîbeler arrow Hazreti Abdülmuttalip'in Rüyası
Hazreti Abdülmuttalip'in Rüyası PDF Yazdır E-posta

Peygamber-i zîşân”ın dünyâya teşrîfleri,

Olmadan, görünmüştü pek çok işâretleri.

 

Doğacağına yakın, nice meşhûr insanlar,

Geleceğine dâir görmüştü çok rüyâlar.

 

Sonra bu rüyâları, o zamanın en meşhûr,

Kâhinlerine gidip, tâbiri sorulmuştur.

 

Onlar demişlerdir ki bu rüyâlar hakkında:

“Âhir zaman Nebîsi teşrîf eder yakında.”

 

Sevgili dedeleri “Abdülmuttalip” dahî,

Bu husûsta, bir rüyâ görmüştü bizâtihî.

 

Kendisi anlatır ki: Bir gün uykuya daldım.

Rüyâ görüp, büyük bir ürpertiyle uyandım.

 

Oğlum “Ebû Tâlip”le gittik biz bir kâhine.

O, yüzüme bakarak, dedi ki: (Bu hâlin ne?

 

Ey Kureyşin reîsi, ne oldu sana böyle?

Çok mühim bir hâdise var ise, hemen söyle.)

 

Dedim ki: (Evet, henüz kimseye açmadığım,

Dehşetli bir rüyâmı size anlatacağım.

 

Büyük “Bir ağaç” gördüm, ucu göke varmıştı.

Dalları, doğuya ve batıya yayılmıştı.

 

Ve ondan, öyle bir “Nûr” çıkardı ki o anda,

Çok hafif kalıyordu, Güneş onun yanında.

 

O, bâzan gözüküyor, bâzan kayboluyordu.

Ve o muazzam “Nûr”u, an be an artıyordu.

 

Kureyş kabîlesinden gördüm bâzı insanlar,

Ağacın dallarına tutunmuşlardı onlar.

 

Bir kısmı da, kesmeye ederdi sa’y-ü gayret.

Bir genç” ise, onlara mâni oluyordu hep.

 

Çok da güzel bir yüzü var idi ki o gencin,

Ömrümde öyle bir yüz görmemiştim ben hemin.

 

Ve Ondan yayılırdı etrâfa hoş kokular.

Dünyâ kokularından değildi hem de bunlar.

 

Ağacın bir dalını tutmak için o sâat,

El uzattım ise de, ulaşamadım fakat.)

 

Rüyâmı anlatınca, baktım yüzü değişti.

Gâyet heyecanlanıp, sarardı benzi beti.

 

Dedi: (Bu, veriyor ki bize şöyle bir haber:

Gelir senin sulbünden yakında “Bir Peygamber”.

 

Doğuya ve batıya mâlik olsa gerektir.

İnsanlar Ona uyup, dînine girecektir.)

 

Oğlum Ebû Tâlib’e sonra nazar ederek,

Dedi: (Bu, o Resûl’ün amcası olsa gerek.)

 

Sonra ilâve etti: (Ve ey Abdülmuttalip!

Onun nübüvvetinden sana olmaz bir nasîb.

 

Yâni o Peygambere nübüvvet geldiğinde,

Sen bulunmıyacaksın bu dünyâ âleminde.

 

Ağacın dallarına tutunan o kişiler,

Onun dînine girip, Ondan nasîplenirler.)

 

Bu hâdiseden sonra, yıllar geçti aradan,

Hattâ Abdülmuttalip göç etti bu dünyâdan.

 

Ve nihâyet bir zaman, bi’seti müteâkip,

Bunu, Resûlullaha anlattı Ebû Tâlip.

 

Rüyâyı, kendileri ettiler şöyle tâbir:

“Gördüğün büyük ağaç, Muhammedül emîn’dir.”

 
< Önceki   Sonraki >