Ana Sayfa arrow Şiirlerle Menkîbeler arrow Merhabâ Sâlih Kardeş
Merhabâ Sâlih Kardeş PDF Yazdır E-posta

Humeyr”e, rüyâsında (Kâ’beyi ört!) denince,

Uyanıp ferahladı, gark oldu bir sevince.

 

Ve o sabah, “Hasır”dan bir örtü yapıp hemen,

Gidip örttü Kâ’beyi, hiç vakit geçirmeden.

 

O gece, rüyâsında dendi ki ona yine:

(Hasır lâyık değildir Kâ’benin üzerine.)

 

Sabahleyin, hasırı kaldırıp o hükümdar,

Kumaş”tan örtü ile Kâbe’yi örttü tekrâr.

 

Bu sefer rüyâsında dendi ki kendisine:

(Bu ev elbet lâyıktır daha kıymetlisine.)

 

Sabahleyin onu da kaldırıp bir tarafa,

En kıymetli kumaş”la örttü onu bu defâ.

 

Kâ’benin üzerine her sene örtü yapmak,

Bu melik zamanından kaldı âdet olarak.

 

Sonra da vedâ edip Mekke ahâlisine,

Geldi adamlarıyle Medîne beldesine.

 

Bilginler kendisine ettiler ki şöyle arz:

(Bu yerde kalmamızı ederiz sizden niyâz.

 

Zîra âhir zamanda gelecek "Son Peygamber",

Yakın bir gelecekte bu yere teşrîf eder.

 

İsmi “Muhammed”dir ki o gelecek Resûl’ün,

Yayılır her tarafa Onun dîni gün be gün.

 

İsterseniz cümlemiz kalalım bu beldede.

O "Yüce Peygamber"i bekliyelim bu yerde.)

 

Hükümdar, bu teklîfe eyledi muvâfakat.

Zîra o Peygambere meftûn oldu o sâat.

 

Sonra bir mektup yazıp o Resûl’e hitâben,

Teslim etti o zarfı, birine o gün hemen.

 

Ve tenbih eyledi ki: (Bu mektup, elden ele,

Dolaşarak ulaşsın o büyük Peygambere.)

 

Şöyle yazmış idi ki mektûbunu o günden:

(Bu, gelecek Resûl’e yazılmıştır Humeyr’den.

 

Ey Allahın Resûl'ü, görmedimse de seni,

İnandım, kabûl ettim senin nübüvvetini.

 

Ben de, senin dînine girdim tam inanarak.

Şimdiden kabûl ettim, Peygambersin sen elhak.

 

Ümmetinin içine dâhil eyle beni de.

Kıyâmet günü olur görüşmemiz belki de.)

 

Mektûbu mühürleyip, teslim etti onlara.

Bu mektûp, dolaşarak babadan oğullara,

 

Nihâyet “Hâlid bin Zeyd” hazretlerine kadar,

Geldi zâyi' olmadan, elden ele bu karar.

 

Vaktâ ki Resûlullah hicret eylediğinde,

Medîne yakınında konakladı bir yerde.

 

Medîneli mü’minler, aldılar bunu haber.

Mektûbu, “Ebî Leylî” nâm birine verdiler.

 

Dediler: (Bu mektûbu al ve hemen çık yola.

Allahın Resûlü’nü yarı yolda karşıla.)

 

O gidip görüşünce Allahın Habîbiyle,

Hitâb etti Peygamber ona kendi adiyle.

 

Buyurdu: (O mektûbu çıkar yâ Ebâ Leylî!

Bakalım neler yazmış kardeşim İbni Rebî?)

 

Ebî Leylî, mektûbu çıkarıp verdi hemen.

Resûlullah okuyup, râzı oldu Humeyr’den.

 

Hattâ çok sevinerek yazdığı bu mektûba,

Üç defâ buyurdu ki: (Sâlih kardeş, merhabâ!)

 
< Önceki   Sonraki >